Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
kurşunkalem
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
Bazı filmler kendinden başka hiçbir şeyle anlatılmıyor. O kadar yoğun oluyorlar ki ne bir kitap ne bir film ne de bir geçmiş an geliyor ...
-
Kosovalılar sürekli macchiato içiyor demiştim; tabii tek yaptıkları bu değil. Bir yandan da bir ülke inşa ediyorlar. Başkent Priştine’nin me...
-
Yazayım diyorum hep unutuyorum. Hayatın hayhuyu işte. Bu blog, Eskiusul, bu sene bir ara 10 yaşına bastı. Kainat gibi genişleyip duran...
-
Podcast bir başka heyecanmış. Yayıncılığın birçok alanında bulundum. Gazetede, dergide çalıştım. Kitap yazdım. Yayınevinde çalıştım. Blogla...
-
Bugünlerde sanki jilet kıtlığı varmış gibi sakalını koyverenler var. Biri de benim. Uzadıkça uzadı sakal. Belki de daha önce olmad...
-
Lefter'den fragmanlar izledim. Sevdiğim bir konu, merak ettiğim bir figür, filmi de kesin izlerim. Ama filmin iyi kötü olmasından bağıms...
Sabaha kadar da kalınır burda, bir köşeye kıvrılıp...dünyanın en güzel yalnızlığı,artık buna yalnızlık diyebilirsek.
YanıtlaSilgece kitapçıları zaten edebiyatın en tatlı konularından :)
SilBir de Ankara da bir sahaf vardi.Kitaplari satmaya kiyamayan.Elinizi her attiginiz kitap icin her seferinde bir bahanesi olurdu.Yok "onlari tasnif etmedim", yok " bunlari fiyatlandirmadim", yok "onlar yeni geldi".
YanıtlaSilBazı esnaf, sırf ürünü sevdiği için dükkân açıyor. Kitapçılar da başında gelir herhalde, zor zenaat :)
Sil