7 Şubat 2017 Salı

mutluluk apartmanı, peter cat ve killing commendatore




1. 
Kadıköy’de bir apartman: Mutluluk Apartmanı. İsmini koyanlar ne zarif insanlarmış... Zaten sokak ve apartman isimlerinde (hatta köylerde) rutinin dışına çıkıldıkça tatlılaşıyor dünya. O isimlerin hikâyesini merak ederiz hep. Mesela Cihangir’deki Sormagir Sokak... Ama ben o isimleri koyanların hikâyesini de önemserim. Nasıl insanlardı, nasıl dönemlerdi, nasıl ruh halleriydi?
2. 
Lise öğrencisi iki genç kız... Sokak müzisyenlerinin önünden geçerken biri kutuya bozukluk fırlattı, durmadan geçti... Diğeri biraz mahcup, durakladı, eğilip bıraktı avucundaki parayı. Müzisyenler ardından bakakaldı ilk kızın.
3.
Haruki Murakami’nin Japonya dışındaki en ciddi hayranları Güney Kore’dekilermiş. Seul’de yaşayan gazeteci Colin Marshall, Los Angeles Review’deki blogunda ayrıntılarıyla anlatıyor. İngilizce’de (ve Türkçe’deki) çevirilerine oranla çok daha fazla eser var Korece’de. Bilmediğimiz hikâyeleri, Türkiye’yi de kapsayan seyahat yazıları, caz müzisyenleri üzerine portreleri, viski güzellemeleri vs... Koreliler, Japonca’da çıkan ne varsa hemen çevirip okuyor. Dahası, yazarı o kadar seviyorlar ki, Murakami’nin yazarlığa başlamadan önce işlettiği caz kulübünün adını taşıyan bir kafe (Peter Cat) bile açılmış Seul’de (Bir de, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz üzere 1Q84 isimli churro’cu var).
 4.
Aynı yazıdan öğrendiğim bir başka şey: Yazarın yeni kitabı ‘Killing Commendatore’ Japonya’da birkaç hafta içinde yayımlanacak. 
Fotoğraflar: Colin Marshall'ın blogundan

1 Şubat 2017 Çarşamba

tam bizim otelliktir


Tam bizim otelliktir
Sanırım elbisesiyle yatar, ayakkabılarıyla
Sabah olunca erkenden kalkar
Ve kalkar kalkmaz başlar içmeye, doğrusu pek anlayamam
Uçak saatlerini sorar, lüks lokantaları sorar bir de
Pek anlayamam
Şu var ki, kendiyle eğlenir gibi sorar
Elinde vapur tarifeleri, kataloglar
At yarışı listeleri
Yanaşır pencereye, ışığa tutar birer birer hepsini
- Otel her zaman loştur -
Bakar bakar bakar.

Michelangelo Antonioni - Edip Cansever