uğurlama

Geçen gece rüzgâr çıktı. 
Bahçemiz biraz uğuldadı, sonra duruldu. Sabaha yatışır, deyip yattım. 
Meğer gündüzün serin, sakin rüzgârı, bir mahalle ötede canavara dönüşmüş, önüne geleni devirmiş. 
Sabah sokaklarda öbek öbek dallara rastgeldim. Yemyeşil dallar. Yeşerdiklerini bile anlamamışken daha…
Bir köşeyi döndüm. İşte, orada yatıyordu. Yıllardan yıllardan sonra, sert bir rüzgârın iteklemesiyle çöküvermiş bir koca kavak…
Dalları arasında çocuklar dolanıyordu. 
Uğurlama niyetine.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sen ne dersin?

çocukluk, kapılar ve yağlıboya

  1. “Hiçbir şey çocuğun hayal dünyasına benzemez.  Hep çocuk kalmak istedim... Kaldım da…” Ömer Lütfi Akad / Işıkla Karanlık Arasında 2. Y...