Mahallede dolaşırken, elektrik idaresinin kutusunun üstüne bırakılmış bir kâğıt tomarı gözüme çarptı. Karşı taraftan, Müslümanca bir sakalı olan ihtiyar bir adam geliyordu. O da fark etti kâğıtları. Benden daha yakındı; uzanıp aldı. İhtiyar elindekileri incelerken ben de yanına varmıştım. Göz ucuyla baktım; stüdyoda çektirilmiş evlilik fotoğraflarıydı. Makyajlı, simli, fotoşoplu… Neden oraya bırakılmışlardı? Birisi onları, belki başka bir şeyle uğraşırken idareten koyduğu kutunun üzerinde mi unutmuştu? Yoksa, özellikle belli birisi görsün diye mi oradalardı? Bir meydan okuma ya da göz boyama için? Bu ihtiyar neden fotoğraflarla bu kadar ilgilenmişti? Adamın yanından geçip gittiğim iki-üç saniyede zihnime bu sorular üşüştü. Biraz yürüdüm; derken dayanamadım, arkama döndüm. İhtiyar aynı yerde duruyordu. Fotoğraflara baktı baktı, sonra onları ceketinin cebine sokup yürüdü gitti.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
yeni usul
Podcast bir başka heyecanmış. Yayıncılığın birçok alanında bulundum. Gazetede, dergide çalıştım. Kitap yazdım. Yayınevinde çalıştım. Blogla...

-
Podcast bir başka heyecanmış. Yayıncılığın birçok alanında bulundum. Gazetede, dergide çalıştım. Kitap yazdım. Yayınevinde çalıştım. Blogla...
-
Bazı filmler kendinden başka hiçbir şeyle anlatılmıyor. O kadar yoğun oluyorlar ki ne bir kitap ne bir film ne de bir geçmiş an geliyor ...
-
Yıllardır, "öyle mi olsun böyle mi olsun" diyip de bir türlü hayata geçiremediğim podcast, bugün yayında. İki bölüm beraber. Kimse...
-
İngilizce’de ameliyathaneye ‘operating theater’ da deniyor. Dilin bir azizliği değil, ilk zamanlar gerçekten bir tiyatro sahnesi gi...
-
Dün Yunanistan sınırında göçmenlere karşı insanlık suçları işlenirken, Türkiye’de kalbi göçmenlere karşı nefretle dolmuş binlerce, belki...
-
Bir öyküyü her gün anlattığında, yüzüncü anlatışında, ilkine göre ne kadar değişmiş olur? Ne kadar değiştirirsin onu? Aslı ne kadar kalır? G...
-
Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demeyi seviyoruz. Büyük büyük laflar. Olmayabilir sahiden de ama biz değişmeyi istiyo...
Lutfen devami da olsun. "arkasi yarin" olsun. Ihtiyar adam ve fotograflarin esrari :)))
YanıtlaSilDevamı kurgu olur artık :) fena da olmaz belki. Şimdilik başka gündelik esrarlarımızla yayında olacağız
Silo adam benim yasliligim yemin ederim
YanıtlaSilhahahaha bir yandan bugünün de :))
Silhahahhaha erken yasta emeklilige takildim be kuzucum:)
Silkadıköy sahaflarında en çok ilgimi çeken bu eski fotoğraflar olmuştur hep. yazıyı okuyunca da imge sahaf’ın sokaktaki sergisi canlandı hemen gözümde. uzun lafın kısası; vakti zamanında kadıköy’de sahaflık yapmış biri bana kalırsa bu abi. tanesini iki liradan (hollanda florini karşılığını siz hesaplarsınız artık:) orada yahut burada okuturum diye düşünmüştür. evet böyle.
YanıtlaSilburada epey ünlü bir reklam ajansı var: Kesselskramer. Onlar sıradan insanların gayet sıkıcı fotoğraflarını kullanıyorlar bazı işlerinde. Üstelik ortaklarından biri Türk. Belki de onun bir yakınıdır :)
YanıtlaSil