beyaz yakalı kadını, ofisinde en çok mutlu eden nedir? Tereddütsüz tek yanıtı var bu sorunun: Kendisine bir çiçek gönderilmesi. Reklam veya halkla ilişkiler işindeyse bu söz konusu beyaz yakalı kadın, sık sık sevinmeyi umabilir. Çünkü boy boy çiçekler, bu sektörlerde kartvizit yerine geçiyor. Kişi kendini öyle kuru kuruya hatırlatamıyor tabii. Unutma beni kartvizitini, unutma beni çiçeğiyle göndermek zorunda.
Açık ofiste yan tarafımıza taşınan reklam bölümünün kadınlarına (ve erkeklerine de)gelen çiçekler makul sınırı bile aştı. Etraf çiçek bahçesi gibi, kadınlar çaktırmadan kime ne kadar çiçek geldiğini sayıyor, kendilerine de her çiçek getirildiğinde, hayıflanıyor gibi yaparak "yine mi çiçek" diyip dudaklarını büküyorlar. Ama tabii, artı bir... Bu arada, evet, doğru, kimse kimseyi unutamıyor...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
ışığıyla gölgesiyle
Arada bir aklıma esiyor, İspanyolca çalışıyorum. Genellikle de bir gazete metnini didik didik okuyorum. Hep de bereketli bir çaba oluyor bu....
-
David Oyştrah’a Mektubumdur İstanbul'a gitmişiniz. Konserinizdeymiş. Çok bahtsız bir kadını bahtiyar etmişiniz. Yağmu...
-
Nihayet bitti. Bu blogu öteden beri okuyanların, bilenlerin seveceği bir kitap oldu sanırım. Bence. Neyin nasıl olduğunu onlara anlatmama b...
-
Sarı beyaz bir ışık. Bulutluysa beyazı daha koyu. Göğün mavisi, ileride ufkun ardında damla damla denize akar ama ona daha var. Önce asfal...
-
İkindidir hep. Pencere yarı açık, sineklik kapalıdır. Rüzgâr perdeleri hafifçe aralamış. Kitap elimden düştü düşecek; uyumak üzereyim, son s...
-
Hakkı verilmeyenler listesi yapsam, tenteyi ilk sıralara yazardım. Gölge üretmek kolay iş mi? Ne büyük ama ne çok gözden kaçmış bir çaba… Bi...
-
Geçen haftadan beri dergide hemen herkes Inception ’ı konuşuyor. Merak had safhada. Benim ne olup bittiği hakkında hiçbir fikrim yoktu, neys...
-
Bazı filmler kendinden başka hiçbir şeyle anlatılmıyor. O kadar yoğun oluyorlar ki ne bir kitap ne bir film ne de bir geçmiş an geliyor ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sen ne dersin?