6 Kasım 2010 Cumartesi

ecevit usulü tasfiye - davul kim tokmak kimde?



CHP yeni bir dönemece giriyor. Ya da şöyle söylemeli: Kemal Kılıçdaroğlu gerekli hamleleri yaparsa yeni bir dönemece girecek. Yoksa eski tas eski hamam. Partinin boyu bir santim bile uzamaz.

Parti, cumhuriyet tarihi boyunca bunun gibi çok virajı aldı. Tasfiye operasyonlarının, kelle almaların ve evet, genel başkan devirmelerin öyküsü ciltler doldurur. Aşağıdaki alıntı 1960'dan sonra CHP'ye giren, partinin en üst kademelerinde görev yapan ve katıldığı her toplantıyı kayda alma gibi bir alışkanlığı bulunan eski parlamenter ve devlet bakanı İsmail Hakkı Birler'in biyografisinden. CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, partinin 3 Temmuz 1970'te düzenlenen 20. Olağan Kurultayı'nda konuşuyor. Kurultaydan önceki ortamı aktaralım: İsmet İnönü önderliğindeki CHP, 1969 genel seçimlerinden 1965'e göre oy kaybederek çıkmıştır; seçim kampanyası sırasında meydan meydan dolaşan Genel Sekreter Ecevit halkın gözdesidir ama onun yürüttüğü ortanın solu politikalarına özellikle de toprak reformuna karşı partinin statükocu merkezlerinde direnç birikmeye başlamıştır. Genelde Ecevit'i destekleyen İnönü de yavaş yavaş genç politikacıdan yüz çevirmeye başlamış Ankara'daki politbüroya teslim olmak üzeredir.

Sözü tekrar Ecevit'e verelim:

"1969 seçimlerinden sonra 'oy kaybından sonra Ecevit'in iniş dönemi başladı' dendi. Bir huruç harekâtı yapıp Ecevit'i iş başından bir an önce uzaklaştıralım havası esti. Kesin olarak şunu ifade etmek istiyorum ki, oy kaybına da uğrasak, belirlediğimiz seçim stratejisinden dönmemeye kararlıyım. Biz artık Türkiye’de olaylara bürokrat aydın açısından bakmıyoruz. CHP'de bakış açısı değişmiştir. CHP'nin devrimcilik görüşü değişmiştir. Şimdi devrimcilik sözünden altyapı devrimciliğini anlıyoruz. CHP'de kapalı politikadan açık politikaya geçilmiştir. Kadro değişikliği olmuştur. Bu kadro değişikliğini siz yapıyorsunuz, tükenenler kendi kendilerini tasfiye ediyorlar.
Aslında istenen şu, ben köy köy, kent kent dolaşacağım, davul benim boynumda olacak, genel merkezde de, tokmak elinde birtakım yöneticiler bulunacak. İstiyorlar ki, Ecevit davul olsun, eski saray politikası yaparak, Ankara'da oturup onlar çalsın. Ben bu şekilde genel sekreter olamam. Ben İnönü'ye rağmen genel sekreterlikte bulunmam, aklımı yitirmiş olmalıyım ki İnönü'ye rağmen genel sekreter olacağım, diyeyim. Olmam.
Atatürk ve Devrimcilik kitabımla huzurunuza çıkıyorum. Devrim yapmak isteyenler, halka gitsinler. Atatürk’ün saraydan çıkıp halka gittiği gibi. Kitle partisiyiz diye aracılar, tefeciler hakkında bir şey söyleyemeyecek miyiz? Bizim yaptığımız, Türk halkını sömürücülerden kurtarmaktır. Çember iç alanımıza da girdi. Bizi boğacak gibi oluyor. Teksas'taki petrol şirketi, İngiltere'deki boraks şirketi ve Kızıl Çin stratejileri CHP'yle uğraşıyor. Daralan çemberin içinden CHP'yi siz kurtaracaksınız. Benim gücüm yetmez buna.
Gezdiğim birçok köyde 'Burası toprak reformu bölgesidir', tabelalarının dikildiğini gördüm. 'Bu köyde toprak mücadelesi yapılıyor', şeklinde pankartlar okudum. Bunlara elbette devrimci eylemdir, diyeceğim."

İsmail Hakkı Birler - CHP ile geçen bir hayat. Hazırlayanlar:Şengün Kılıç Hristidis-Ersel Ergüz. İŞ Bankası Kültür Yayınları

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder