5 Mart 2016 Cumartesi

keresteden vatan yapan adam

Yine memleketin kabak tadı verdiği günler... Hukuksuz, standartsız, medeniyetsiz günler. Başka bir dünya mümkün değil diye diye içimize çöktük ama 'başka'yı mümkün kılanlar hep var. GQ'ya hem şaka hem gerçek mikroülkeler'i yazmıştım geçen sene. Onlardan birini, Ladonia'yı (Ladonya) hatırlayalım madem. İlham için. 

***
Bir tabela yok. Nereye gittiğinizi bilmiyorsanız kaybolmak işten değil. İsveç’in güneyinde, Kullaberg Yarımadası’ndaki doğal koruma alanında yer alan Ladonya mikrodevletini bulabilmek için ormanın içinde iki buçuk kilometre yürüyüp denize ulaşmak gerekiyor.


Zahmetli ama vardığınızda ülkenin kalbini, Nimis’i de kestirmeden keşfetmiş oluyorsunuz. 
75 tonluk bir heykel Nimis. İsveçli sanatçı Lars Vilks tarafından, suların sürüklediği ağaç dalları kullanılarak yapılmış, türünün özgün örneği bir eser. Esasen bir labirent… Yapısı tıpkı ülkenin kendisi gibi epey dolambaçlı. Bu yüzden de cuk diye yerine oturuyor.

Vilks’in bu garip ülkesi, kurulduğundan itibaren davalarla uğraştı. İsveç hükümeti “Tamam kardeşim sanatsa sanat, oynadın bitti, tadımızı kaçırma” diye Vilks’e yüklendikçe, sanatçı dozu artırdı. 1996’da bir de bağımsızlık ilan etti örneğin. 
Yetmedi, Nimis’i dünyaca ünlü sanatçılara sattı (Önce Joseph Beuys’a, o ölünce de Jeanne – Claude ile Christo’ya)… Hükümet “Yıkıyorum” dedi; o, Nimis’in yanına kat çıktı (yeni yapının adını da ‘Arx’ koydu).
Yetmedi, vatandaş kabul etmeye başladı. Özellikle de göçmenlere seslendi (Üçüncü dünyadan birçok göçmen orayı gerçek bir ülke zannedip başvurmuş). Bu da kâfi gelmedi, elçilik açtı.
Yabancı ülkelere resmi ziyaretlerde bulundu. Birini kraliçe ilan etti. Sonra onu düşürdü bir başkasını getirdi. Sanatçı Vilks Ladonya’yı nihayet 17 bin fahri vatandaşlı, yılda 40 bin turistin gezdiği bir ülke haline getirdi. Daha başarılı bir sözde devlet olabilir mi?

GQ Türkiye'de Haziran 2015'te yayımlanan 'Pasifik'e Doğru Ülkemi Göreceksin Sakın Şaşırma / Mikroülkeler' başlıklı yazıdan...

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder