tuhaflıklar galerisi

Bu şehirde ya da İstanbul’da, adım attığımız her yerde; bir küçücük perdenin arkası, iyice gizlenmiş bir anahtar, bankın üstünde unutulmuş bir kitap, rüzgârın sürüklediği bir iskambil kâğıdı (tercihen maça üçlü), sarmaşıkların altında kalmış bir kapı, havada salınıp duran bir kahkaha, birdenbire ürkü, dünyayı değiştiren delilik, zamanın yırtıkları… Bilmeden aralarında dolaşıyoruz. 

kurşunkalem

“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...