biri böler biri seçer

Yeni bir kitap üzerine yapılmış gazete röportajında karşıma çıkan gündelik bilgelik… ‘Mijn Leraar Verteelde Eens...’ (Öğretmenim Bir Defa Demişti ki) isimli kitap öğretmenlerden alınan hayat dersleri üzerine. Kitabın yazarı Jaap Toorenaar, kendi öğretmeninden aldığı hoş bir dersi aktarıyor: 

 “Öğretmenimiz bir defasında ölüm döşeğindeki çiftçinin karşılaştığı bir problemi anlatmıştı. Çiftçinin iki oğlu var, ne yaparsa yapsın eşit bölünemeyecek bir de arsası. Kimseyi üzmeden bu arsayı iki oğluna nasıl miras bırakacak? Sıkı bir problem. Çözümü de şu: Büyük oğul arsayı ikiye bölen çizgiyi çekecek, küçük oğul da iki parçadan birini seçecek.”


Buralarda bu hikâyeden türeyen “seç veya böl” diye bir laf da varmış; bilmiyordum. Bu güzel kıssayı bu öğretmenden yıllar sonra ben de öğrenmiş oldum. Hayatın her alanında kullanılacak nefis bir çözüm. Şimdilerde ‘kutuplaşma’ üzerine çok okudum, çok çalıştım; belki o yüzden fazladan hoşuma gitmiştir. 


Bugünün hissesi olsun. 


Resim: William H. Johnson (1942)

dergi yapıyorum

Dino Bey’i sekiz on A4 kağıdı üstüste koymuş birbirine yapıştırırken buldum. Hepsinin üstüne resimler çizmiş, boyamış, bir şeyler yazar gibi yapmış. 

Ne yapıyorsun, diye sorunca, omuz silkti, en normal cevap zaten buymuş gibi sakince, dergi yapıyorum, dedi. 


Gurur böyle bir şeymiş…


*

Resim Renoir'ın.

sessizliğin üç derecesi

" (...) Molinos (şüphesiz bu sınıflandırmayı kullanan ilk kişi o değildir), sessizliğin üç derecesini ayırt eder: Ağzın sessizliği, zihnin sessizliği ve iradenin sessizliği. Boş konuşmaktan uzak durmak zordur; belleğin ve hayalgücünün konuşmasını susturmak çok daha zordur; hepsinin en zoru, iradenin içindeki arzu ve hoşnutsuzluk seslerini bastırmaktır." 

Aldous Huxley - Kadim Felsefe (Çeviren: Mutlu Yetkin) 


Resim, Edward Hopper'ın

gazetecilikte ilerlemenin beş adımı

10 yıl önceki notlarımı karıştırırken buldum. Beş madde diye not almışım ama dört madde yazmışım. Yanlışlık mı yaptım acaba yoksa beşinciyi ...