siz kıskandığım biricik insansınız üstat
David Oyştrah’a Mektubumdur
İstanbul'a gitmişiniz.
Konserinizdeymiş.
Çok bahtsız bir kadını bahtiyar etmişiniz.
Yağmura uzanan iki yeşil yaprak gibi gözleri bakmış parmaklarınıza.
Mektubunda ‘Unuttum her şeyi’ diyor.
Kahırlarından başka unutacak şeyi yok.
‘Ağladım’, diyor, ‘ferahladım’
‘Dünya’ diyor, ‘güzel, içim rahat’.
Siz kıskandığım biricik insansınız üstat.
Nazım Hikmet Ran, 1957
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
aşktan daha büyük bir merak var mı?
Kuşlar İçin Ağaçlara Konma Kılavuzu üzerine, Ebru Dedeoğlu ile Oksijen'de konuştuk.
-
Adam (gerçekten de ‘adam’, kadın olduğunu hiç sanmıyorum) birgün denize bakıp diyor ki: “Biz burayı dolduralım!” Boğaziçi’ni seyre dalıp...
-
Nihayet bitti. Bu blogu öteden beri okuyanların, bilenlerin seveceği bir kitap oldu sanırım. Bence. Neyin nasıl olduğunu onlara anlatmama b...
-
Daha önce haberdar olmadığım muazzam bir film: Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Vatandaş Üzerine Soruşturma . İtalyan yönetmen Elio Pet...
-
Yazayım diyorum hep unutuyorum. Hayatın hayhuyu işte. Bu blog, Eskiusul, bu sene bir ara 10 yaşına bastı. Kainat gibi genişleyip duran...
-
İkindidir hep. Pencere yarı açık, sineklik kapalıdır. Rüzgâr perdeleri hafifçe aralamış. Kitap elimden düştü düşecek; uyumak üzereyim, son s...
-
Yıllardır, "öyle mi olsun böyle mi olsun" diyip de bir türlü hayata geçiremediğim podcast, bugün yayında. İki bölüm beraber. Kimse...
-
Sarı beyaz bir ışık. Bulutluysa beyazı daha koyu. Göğün mavisi, ileride ufkun ardında damla damla denize akar ama ona daha var. Önce asfal...
