yazma lüksü

Defterine yazanlar... Sanırım daha önce de yazmıştım, ben en çok onları seviyorum yazanlar arasında. Defter alanları, defter arayanları...

Türkiye’de artık defter pahalı. Hep pahalı olan defterler ise artık çok çok pahalı. Kadıköy'de Moleskine bulamadım, satmıyorlar. Çok pahalı. Bunu bana anlatan tezgâhtar esefle, hatta büyük bir üzüntüyle söyledi. "İyi defter çok pahalı bir şey artık" dedi. Lüks. Sanki tüm o defterlerin içine yazılan her şey başka bir yere yazılamayacakmış gibi üzüntüyle söyledi bunu. 

Elbette başka yere de yazarlar. Yazmak isteyen kesekâğıdına da yazar. Ama şunca bir şeyin lüks olmasını geçtim, anlı şanlı Kadıköy çarşısında girip çıktığım hiçbir yerde Moleskine bulamamak, birçok şeyin de artık bizden geçtiğini göstermiyor mu? Alamamak için bile lüks defter yok. 

PS: Akmar Pasajı'ndaki Kapadokya Kırtasiye'de ucuz ve güzel not defterleri buldum. 



3 yorum:

  1. Tam olarak defter sinifinda sayilmaz belki ama, kurumsalda calisan butun arkadaslarimdan da ajanda istiyorum ben. Bazen cok guzel tasarimlar cikiyor. Bir de en son Sehir Hatlari ajandasini aldim. Ajanda olarak kullanisli degil bence ama defter olarak guzel. Vapuru zaten severdim artik daha da cok seviyorum! :)

    YanıtlaSil
  2. Ajandalar epey defterdir aslında :) küçük küçük notlar biriktirirler çaktırmadan. Hiç yabana atma :)

    YanıtlaSil
  3. Defter aşıklarının acısı büyük... Onlardan biri olduğum için biliyorum maalesef :( Deftere yazmanın yerini tutmuyor hiçbir şey. Her deftere, her kağıda yazılır ama bazı defterler öyle güzeldir ki içine yazmaktan önce o deftere dokunabilmek, sahip olmak bile mutlu eder insanı :)

    YanıtlaSil

Sen ne dersin?

iki uykulu soru

Uyumadan da yaşayabilseydik yine de uyumak isteyen olur muydu? İstediğimiz an rüya görebilseydik, yine de film seyreder miydik?