Bir küçük caz parçası, şeftali ağaçları hakkında, vaktinden önce olmuş. Deniz kıyısında akordiyon çalan kız, başkasının rüyası gibi. Kaldırımda sandalyeler, saksılar, kalınan yeri işaretlenmiş kitaplar. Birisinin çok uzaktan gönderdiği bir selam, yerine ulaşan. Dünya, böyle şeyleri anlatırken dünya.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
kurşunkalem
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
Bazı filmler kendinden başka hiçbir şeyle anlatılmıyor. O kadar yoğun oluyorlar ki ne bir kitap ne bir film ne de bir geçmiş an geliyor ...
-
İki hafta evvel, “daha sonra devam ederiz” diyerek Şerif Mardin ile Mete Tunçay’ın okuma listesine girmiştim. Bir düşününce, o zaman bil...
-
Podcast bir başka heyecanmış. Yayıncılığın birçok alanında bulundum. Gazetede, dergide çalıştım. Kitap yazdım. Yayınevinde çalıştım. Blogla...
-
Bugünlerde sanki jilet kıtlığı varmış gibi sakalını koyverenler var. Biri de benim. Uzadıkça uzadı sakal. Belki de daha önce olmad...
-
Kosovalılar sürekli macchiato içiyor demiştim; tabii tek yaptıkları bu değil. Bir yandan da bir ülke inşa ediyorlar. Başkent Priştine’nin me...
-
Lefter'den fragmanlar izledim. Sevdiğim bir konu, merak ettiğim bir figür, filmi de kesin izlerim. Ama filmin iyi kötü olmasından bağıms...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sen ne dersin?