Bir küçük caz parçası, şeftali ağaçları hakkında, vaktinden önce olmuş. Deniz kıyısında akordiyon çalan kız, başkasının rüyası gibi. Kaldırımda sandalyeler, saksılar, kalınan yeri işaretlenmiş kitaplar. Birisinin çok uzaktan gönderdiği bir selam, yerine ulaşan. Dünya, böyle şeyleri anlatırken dünya.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
beni bugüne getiren kitaplar
Sait Faik, Alemdağ’da Var Bir Yılan ’da bir yangını anlatıyor. Hayali bir yangın bu ama yine de çok şey alıp götürüyor. Belki yangın bile de...
-
Havaalanından dört Sait Faik kitabı aldım. Tanesi 2,5 avro. Biri de 2 avro. Ne saçma değil mi, İstanbul Havalimanı’nda avroyla Sait Faik al...
-
Yazayım diyorum hep unutuyorum. Hayatın hayhuyu işte. Bu blog, Eskiusul, bu sene bir ara 10 yaşına bastı. Kainat gibi genişleyip duran...
-
Sait Faik, Alemdağ’da Var Bir Yılan ’da bir yangını anlatıyor. Hayali bir yangın bu ama yine de çok şey alıp götürüyor. Belki yangın bile de...
-
Yıllardır, "öyle mi olsun böyle mi olsun" diyip de bir türlü hayata geçiremediğim podcast, bugün yayında. İki bölüm beraber. Kimse...
-
Dağ başında bir bakkal dükkânı. Muz ve incir tezgâhlarının yakınında. Dışarısı kavruluyor, içeride klima serinliğinden burnunu çıkarmak iste...
-
Joe Biden’ın başkan olduğu günden bir fotoğraf kaldı. Bernie Sanders’ın fotoğrafı. Herkes onu konuşuyor. Fotoğrafın interneti ‘kırmasının’...
-
Bin dereden su getirmek, deriz… Bu sözle bir işi yapmamak için oyalanmayı, olmayacak bahaneler üretmeyi anlatırız. Neden böyle söylemişiz? Z...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sen ne dersin?