22 Haziran 2010 Salı

evet, isyan




Simon Kuper bu haftaki Newsweek Türkiye'de, bu kupadaki futbol unutulsa da, taç çizgisinde takım elbisesiyle bekleyen Maradona'nın görüntüsünün akıllardan silinmeyeceğini söylüyor. Bu yazı belki biraz erken geldi. Kendi payıma, yukarıdaki fotoğrafların daha kalıcı olduğunu düşünüyorum.

Futbol oynamasa da Fransa'nın bir oyunu vardır hep. Ama bu kadar düşük kalibreli oyunu ancak bambaşka bir şey dengeleyebilirdi. Fransız basını dün, Kaptan Patrice Evra ve arkadaşlarının, Nicolas Anelka'nın takımdan kovuluşunu protesto edip idmana çıkmamasını sirk'ten ayaklanma'ya açılan bir yelpazede yazıp durdu.

Hoşnut değiller tabii. Halbuki olmalılar. Belki romantik bir tutum ama futbolundan nefret ettiğim Fransa takımı bana daha sempatik geliyor şimdi. Arkadaşlarına sahip çıkacaklarına kuzu kuzu idmana da çıkabilirlerdi.

Beri yandan tüm bu olan bitene bakınca, bu takımın koca Sartre'ı bile ters köşeye yatırdığını görüyorsunuz. Ne demişti Sartre: Futbolda her şey karşı takımın varlığıyla çetrefilleşir.

Fransızlar'ın başka bir takıma ihtiyaçları yok.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder