Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
kurşunkalem
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
“Kurşunkalemimi yonta yonta neredeyse bitirdim. Bunun verdiği haz ancak iki şeyde daha var: At binmek ve yokuş inmek.” Güldüm. Sırf kafiye o...
-
Bazı filmler kendinden başka hiçbir şeyle anlatılmıyor. O kadar yoğun oluyorlar ki ne bir kitap ne bir film ne de bir geçmiş an geliyor ...
-
Klişe cümle cuk diye yerine oturuyor: Herman Melville'in ölmez eseri... 'Moby Dick, Beyaz Balina'yı, Ron Howard filmi ...
-
Kosovalılar sürekli macchiato içiyor demiştim; tabii tek yaptıkları bu değil. Bir yandan da bir ülke inşa ediyorlar. Başkent Priştine’nin me...
-
Bir film seyretmeye gitmiş, orada da aşık olmuş işte. Ekranda beş saniyeliğine gördüğü çocuğa… Eski zaman; internet yok, sosyal medya yok, s...
-
Gündelik karşılaşmalara sızan ufak tefek huzursuzluklardan bahsetmiştim. Pandemiyle beraber yayılan hoşnutsuzluk dalgasından… Gelip geçic...

uzun zaman oldu bu filmi izleyeli (Deux jours, une nuit). galiba bir sene. hemen bir gün önce izlediğim başka filmiyle hem marion'a hem fransız sinemasına aşık olma kıvamındaydım o gün. neyse, filmden aklımda kalan "onurlu bir mücadele" ve türk işçisi rolündeki arkadaşın "delikanlı" davranışıydı. fransızlar bizi çözmüş. birbirimizi yeriz, asar keseriz ama yere düşene tekme atmayız.el uzatırız. avrupalı daha "medeni" olabilir ama her şeye rağmen biz daha insanız. istisnalar elbet kaide bozmamalı...
YanıtlaSil