Yeni başlayan gazeteci arkadaşlara:
Yıllarca çalışacaksınız; sayfalarca yazacaksınız. Yazdıklarınız, çalıştığınız kurumların internet sitelerinde yayımlanacak.
Çalışırken dönüp dönüp o sitelere girip, o yazılara bakacaksınız. İhtiyacınız olduğunda o siteleri kullanacaksınız.
Yazılarınızı oralarda bırakmayın. Kopyasını alın. Yedekli çalışın.
Burası Türkiye. Yüzlerce yıllık tarihe sahip gazete ve dergilere sahip değiliz. Çalıştığınız kurum gün geliyor kapanıyor. Kapanınca, nedense internet sitesini de kapatıyorlar.
Kopyasını almadıysanız arşiviniz uçup gidiyor.
Emeğinizi neden başkasının insafına bırakasınız ki?
Ben yaptım siz yapmayın, yedekleyin… Evde, başka bir işte, mahkemede… İlla ki ihtiyacınız var o yazılara.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
maça üçlü
Bana yeni bir oyun gösterdi, adını koymamış daha. Klasik, elindeki desteden bir kart seçmemi istedi. Seçtim. “Bak ama bana gösterme” dedi. K...
-
Yollar başlıyor, yollar çatallanıyor. Adalarda birbirine karışan, Çevengur’dan geçen, Alemdağ’ı dolanan, Amsterdam’da İstanbul’da kavuşan; ...
-
Yıllardır, "öyle mi olsun böyle mi olsun" diyip de bir türlü hayata geçiremediğim podcast, bugün yayında. İki bölüm beraber. Kimse...
-
Joe Biden’ın başkan olduğu günden bir fotoğraf kaldı. Bernie Sanders’ın fotoğrafı. Herkes onu konuşuyor. Fotoğrafın interneti ‘kırmasının’...
-
Bana yeni bir oyun gösterdi, adını koymamış daha. Klasik, elindeki desteden bir kart seçmemi istedi. Seçtim. “Bak ama bana gösterme” dedi. K...
-
Yeni yıl yeni kararlarla gelir. Azaltmak, azalmak, ferahlamak… Kararlar alırız. Bozmak için. Bu kararlar için tonla makale yazılır. “Haya...
-
Dağ başında bir bakkal dükkânı. Muz ve incir tezgâhlarının yakınında. Dışarısı kavruluyor, içeride klima serinliğinden burnunu çıkarmak iste...
-
Jean-Claude Carrière’i ben Umberto Eco ile yaptığı söyleşi kitabıyla tanıdım: Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın. Okudukça da sevdim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sen ne dersin?